Böyle giderse sadece pazar değil üretim gücü de kaybedilir

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

İhracatçı sektörlerin başında gelen hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, sadece ihraç pazarı değil üretim gücünü de kaybetmekten endişeli. Dövizdeki baskı nedeniyle Türkiye’nin pandemide yakaladığı fırsatı uzun soluklu yönetemediğini söyleyen LC Waikiki’nin Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, bu baskının üreticiyi ithalata yönlendirdiğini belirtti.

İhracatçının yurt dışı talebi yurt dışında üreterek karşılamak zorunda kaldığını ifade eden Küçük, “Yani dış pazarlarda satacağımız ürünü Bangladeş, Miammar, Mısır ya da Afrika’nın başka bir ülkesinde üretip oraya gönderme zorunluluğu doğuyor. Çünkü rakiplerimiz onu yapıyor” dedi. Artık pazar kadar üretim gücünün de önemli hale geldiğine vurgu yapan Küçük, “Henüz üretim gücümüzü kaybettiğimizi söyleyemem.

Ama bu gücü tutmamız hükümetlerin bundan sonra alacağı döviz politikası kararına bağlı” diye konuştu. Enflasyon artışıyla döviz artış oranı aynı gitmediği zaman ihracatçı üreticinin rekabet etme şansını kaybettiğini vurgulayan Küçük, şöyle devam etti: “Enflasyon yüzde 50 artıyorsa dövizin de o oranda artmasıyla ihracatta problem olmaz. Asgari ücret yüzde 100, enerji yüzde 200, kimyasal, pamuk gibi diğer girdi kalemleri artıyorsa ama döviz artmıyorsa o zaman yurt dışına ürün satma konusunda elimiz zayıflıyor.”

“Yeni hükümetin politikasını kestirmek zor”

Dövizde olması gereken aralığı 23-25 bandı olarak değerlendiren Vahap Küçük, “Biz olması gerekeni söylüyoruz ama gelecek hükümetin ekonomi politikaları ne olur kestirmek zor” dedi.

Mısır’da, Cezayir gibi ülkelerde mağaza ve üretim tesislerinin olduğunu hatırlatan Küçük, Türkiye’den ürün göndermenin zorlaşmasıyla bölgede fason üretimin de zorunlu hale geldiğini ifade etti. Şu anda üretimde hala Türkiye’nin ağırlıkta olduğunu açıklayan Küçük, “Pandemiden önce bu ülkelere pazar olarak açıldık ama artık üretimde de önemli hale gelmeye başladılar” dedi.

Üretimde yurt içi-yurt dışı dengesini yüzde 70’e 30 olarak açıklayan Küçük, şunları söyledi: “2013-2014’lerde yüzde 50-50 idi. Daha sonra yüzde 80 yerli, yüzde 20 ithalata döndü. Şu anda 70’e 30 oldu ama böyle devam ederse yüzde 60’a düşecek. Yani bundan sonraki konjonktüre bağlı.”

Pandemiyle beraber birçok ülkenin yerli üreticilerini desteklemek için koruma tedbirleri uyguladığını dile getiren Vahap Küçük, “Bazı ülkelere ilk girdiğimizde vergi yoktu. Ama 15-20 mağazayı bulunca koruma koymaya başladılar. Mesela Fas sıfır vergiydi şu anda yüzde 30-35 vergi koymaya başladı.

Cezayir, Tunus yine öyle. Bunlar vergi koyarak bir nevi yerel markalarına rekabet üstünlüğü sağlamak için koruma uyguluyor. Bu sefer sen gidip orada üretmeye başlıyorsun” yorumunu yaptı. Bu dönüşümün kolay olmadığının altını çizen Küçük’e göre, ekip kurup fabrikaları sisteme adapte etmek kolay değil ama bu yapılmak zorunda. LC Waikiki olarak toplamda bin 400 mağazaları bulunduğunu, bu yıl 100 mağaza daha açılacağını kaydeden Küçük, 56 olan ülke sayısını da 60’a çıkaracaklarını belirtti.

“Biz satın almadan çok organik büyümeyi tercih ediyoruz” diyen Küçük, şu anda gündemlerinde satın alma olmadığını iletti. 2028 yılında Avrupa hazır giyim perakende pazarında ilk 3’te olmak istediklerini dile getiren Küçük, bu yılki yurt dışı ciro beklentilerini de 5 milyar dolar olarak açıkladı.

Rusya pazarında büyük fırsatlar var

Yeni dönemde yurtdışında odaklandıkları pazarları daha çok gelişmekte olan ülkeler olarak değerlendiren Vahap Küçük, yakın coğrafyanın tamamı ve Rusya’yı hedef pazarlar olarak gösterdi. Küçük, Rusya pazarı ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: “Rusya’daki yabancı markaların çıkmasıyla beraber orda iyi lokasyonlar da gelmeye başladı. Zara, H&M, Mark&Spencer gibi markaların lokasyonları gelmeye başladı. Daha büyük metrekareler, daha uygun fiyatlar. Orada büyüme fırsatı var. Eğer bir ambargo gelmezse Rusya Türk markaları için büyük bir fırsat.”

Fiyatlar enflasyonun altında kalacak

Hazır giyim satışlarının iç pazarda adetsel olarak büyüyeceğini öngören Küçük, turizm hareketliliğinin başlamasıyla pazarın canlanacağını düşünüyor. Küçük, “Özellikle yaz sezonuna giriyoruz. Turizmle beraber tekrar pazar canlanacak. Giyim fiyatları enflasyonun altında kalacak ama adet bazlı bir daralma beklemiyorum” dedi. Yaz aylarında turist alımlarının ciro içindeki payını yüzde 20-25 olarak açıklayan Küçük, yıl ortalamasını ise yüzde 15 olarak iletti.

“Kışlık ürünlerde fiyat artışı yüzde 30’u geçmeyecek”

Vahap Küçük, “Türkiye’de bu sezon üretilen kışlık ürünlerin fiyatları enflasyonun epey altında kalacak. İç pazarda kışlık ürünlerdeki fiyat artışı yüzde 21-30 arası olacak” diye konuştu.

“İplikte koruma konfeksiyoncuyu zorlar”

İplik üreticilerinin ithal ürünlere karşı koruma talebini yorumlayan Vahap Küçük, “İpliğe korumacılık olmasını ben doğru bulmuyorum. Çünkü Türkiye konfeksiyonda ağırlıklı istihdam sağlayan, ihracat yapan bir ülke. Türkiye ihtiyacını içerden karşılayamıyor. İpliğe gelen her vergi konfeksiyoncunun önünde fiyat tutturma konusunda bariyer oluşturuyor” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir